29 Ekim 2013 Salı

Güneşin Son Demlerinde EYMİR!

            Bu hafta sonumuz yine erken kalkmak kahvaltı yapmak ve temizlikle başladı. İnsanın sadece pazar günleri izinli olması çok kötü hiç bir şeye yetemiyoruz. Allah'tan annecimm 3 kat aşağımızda da her şeye yardımcı oluyor ve böylelikle bizde kalan vakitte gezme şansını buluyoruz. Bu hafta güneşin son demlerinde biraz tadını çıkaralım istedik ama sanırım azıcık geç kalmışız.Doğayla iç içe yürüyüş yaptık biraz Ankara'lılar bilirler Eymir'in ne kadar güzel olduğunu :) Bu arada iyi bir de haberim var artık Eymir'e girmek için illa ODTÜ mensubu olmanıza,tanıdık bulmaya veya kimlikle sahte yollarla girmeye gerek yok.Araç girişi engellenmiş durumda ama her isteyen kimliksiz girebiliyor.Giriş kapılarından servis kalkıyor ücretsiz olarak ve iç kısımda gideceğiniz yere ulaşımda sağlayabiliyorsunuz.Biz yürümeyi tercih ettik ama dediğim gibi biraz geç kalmışız güneş vardı ama hiç ısıtmadı önceleri donduk ama yürüdükçe kendimize geldik hatta terledik :) İlk bulduğumuz balıkçı büfede durmayı tercih ettik çünkü yürümeye dermanımız kalmadı bu arada eşimin en yakın arkadaşı ve eşi de vardı. Zeliş'im hamile olduğu için azıcık zorlandık yürümekte. Yoksa eşim ve ben izciyiz severiz doğa yürüyüşlerini hiç bıkmayız,yorulmayız (desem de benim için çok geçerli değil bu kavram)  yürümekten :) Mis gibi balık ekmek ve şalgamla keyif yaptık Üzerine çay içmesekte olmazdı. Çok keyifli saatler geçirdik.

         Balık ekmeklerimiz hazırlanırken bizde içeride soba başında keyif yaptık azıcık da ısındık. İçeri kısım çok güzeldi resimde gördüğünüz gibi ağaca zarar vermemek için sadece bir kısım oyulmuş ağacın gövdesi içerideydi.

 Bu arada Bonny adlı küçük bir misafir geldi. Fotoğraf çekeceğimi anlayınca nasılda poz verdi hemen :)




       Bonny ve adını bilmediğim teyze rahat tavır hareketleriyle insanları epey bir rahatsız etti. İçeriye hayvan girmesinin yasak olduğu söylese de teyzem çok aldırmadı. Üstüne ıslak olan bonny içeride kurumak için çırpınınca insanlar bağıra çağıra dışarı çıkmayı tercih etti ama teyzemin yine umrunda olmadı aksine balık ekmeğini bonny' siyle birlikte yemeye başladı :D






Sonrasında bizde birazda bahçe keyfi yapalım dedik ve gölün kenarına geçtik yemeğimizi yemek üzere.






Ohhhh misler gibiydiii. Temiz hava bize ve bebişe iyi geldi :)

Ama evimize dönünce keyife devam ettik sevgilimle :) İçimdeki çocuk hiç büyümeyecek sanırım. Gider gitmez animasyon izlemeye koyulduk.Hemen gözlükleri hazırladım ve eşime seslendim.Oda hoşlanıyor ki hiç sesini çıkarmıyor :)


Cesur adlı animasyonu izledik. Görüntü kalitesi kötü gibi duruyor ama ben resimleri çekerken 3 boyutlu olduğunu unutmuşum onun için biraz kaymış resimler :)



Sizde benim gibi hala büyümediyseniz izlemenizi tavsiye ederim çok eğlenceliydi :) Umarım her günümüz böyle neşe içinde geçer.

Peki şimdi ne yapıyorum?


Çalışıyorum :(


Hepimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun.

Herşeye ve herkese rağmen;


NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE....


Bu arada çekilişimiz devam etmekte.Bekleriz...